Zayiat Var mı? Güç, İktidar ve Demokrasi Üzerine Bir Analiz Toplumsal düzen, hepimizin paylaştığı bir alan olsa da, her bireyin bu alanda sahip olduğu güç, deneyim ve fırsatlar farklıdır. Zayiat, toplumsal ve siyasal anlamda kayıplar, eşitsizlikler, görünmeyen acılar ve halkın katılımındaki engeller olarak karşımıza çıkar. “Zayiat var mı?” sorusu, bir toplumun ne kadar adil ve eşit olduğu, iktidarın gücünü nasıl kullandığı ve yurttaşların bu yapılar içinde kendilerini nasıl konumlandırabildiği üzerine derinlemesine bir sorgulamadır. Her kayıp, bir anlamda iktidarın belirli sınıflar ve gruplar üzerinde kurduğu hâkimiyetin, toplumda yarattığı bozulmanın, yıkımın bir yansımasıdır. Peki, zayiatlar gerçekten var mı, yoksa sadece belirli bir…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Yazı Dili Özellikleri: Pedagojik Bir Bakış Eğitim, sadece bilgi aktarımından ibaret değildir. Gerçek anlamda öğrenme, insanı dönüştüren, düşüncelerini, duygularını ve dünyaya bakış açısını değiştiren bir süreçtir. Bu sürecin her bir parçası, bireyi daha bilinçli bir insan yapma yolunda bir adım daha attırır. Yazı dili özellikleri de bu dönüşümde önemli bir yer tutar. Yazılı dilin kullanımı, öğrencilerin düşünme biçimlerini, eleştirel analiz yeteneklerini ve toplumsal ilişkilerini şekillendiren güçlü bir araçtır. Ancak yazının gücü sadece doğru dil bilgisiyle sınırlı değildir; yazılı anlatım, bireyin içsel dünyasıyla da doğrudan ilişkilidir. Bu yazı, yazı dili özelliklerini pedagojik bir bakış açısıyla inceleyerek, öğretim sürecindeki yerini ve önemini…
Yorum BırakPsikolojide El Neyi Temsil Eder? Tarihsel Bir Perspektiften Kapsamlı Bir İnceleme Geçmişin, bugünümüzü anlamada ne kadar belirleyici olduğunu düşündüğümüzde, tarihi anlamanın yalnızca bir zaman yolculuğu olmadığını, aynı zamanda bugüne dair bir farkındalık kazandırdığını da fark ederiz. Psikoloji ve insan davranışlarını incelemek, yalnızca bireysel değil, toplumsal bir çerçevede de ele alınması gereken bir konudur. El, tarihsel olarak, hem psikolojinin hem de insanın içsel dünyasının derinliklerine dair çeşitli anlamlar taşır. Bu yazıda, elin psikolojide neyi temsil ettiğine dair tarihsel bir yolculuğa çıkacak, zaman içindeki dönüşümlerini ve farklı kültürel bağlamlarda nasıl şekillendiğini tartışacağız. Elin İlk Anlamları: Antik Çağlar ve İlk Psikolojik Yorumlar El,…
Yorum BırakKâr Hangi Dilde? Bir sabah, kahvemi yudumlarken bir arkadaşım bana bir soru sordu: “Senin için gerçekten değerli olan şey ne?” Soruyu sormak kolay, ama cevabını bulmak öyle değil. Değer, genellikle bizim dünyaya dair kavrayışımıza, yaşadığımız toplumun değer ölçütlerine ve en nihayetinde kendimize dair inançlarımıza dayanır. Peki ya kâr? Kâr bir anlamda her şeyin bir ölçütü mü olmalı? Ekonominin, ticaretin ve yaşamın motoru olarak tanımlanan kâr, hangi dilde konuşuyor? Felsefeye dair bir perspektif geliştirdiğimizde, bu basit soru aslında çok daha derin anlamlar taşır. Kârı sadece bir ekonomik kavram olarak görmek, onu yalnızca maddi çıkarlarla ilişkilendirmek midir? Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi…
Yorum BırakGölge: İnsan Psikolojisinin Antropolojik Yansımaları Bazen bir gölge, sadece bir ışık ve nesne etkileşiminin sonucu olarak ortaya çıkar. Fakat, kültürler, inançlar ve kimlikler biçimlendikçe, bu basit fenomen çok daha derin anlamlar taşımaya başlar. Birçok kültür, gölgenin fiziksel bir yansıma olmanın ötesinde, ruhsal ve toplumsal anlamlar taşıdığına inanır. Peki, gölge psikolojide neyi simgeler? İnsan zihninin bilinçdışında ne gibi yansımalar bırakır? Gölgenin kültürel algısı, insanın kimliğini, toplumsal ilişkilerini ve ritüellerini nasıl şekillendirir? Kültürlerin çeşitliliği, psikolojik ve sosyal yapıları ne denli farklı şekillerde etkileyebileceğini gösterirken, gölge olgusu da bu farklılıkların izlerini taşır. Bu yazıda, gölgeyi bir psikolojik olgudan çok, bir kültürel sembol olarak…
Yorum BırakErgenlikte Unutkanlık Olur Mu? Bir Siyaset Bilimi Perspektifi Toplumları anlamak için önce bireyleri, bireyleri anlamak içinse toplumları incelemek gerekir. Bu ikili ilişki, sadece sosyal psikolojinin değil, aynı zamanda siyaset biliminin de temel dayanaklarındandır. Zira her birey, yaşadığı toplumsal düzende şekillenen bir özne olup, toplumsal yapıları, ideolojileri ve güç ilişkilerini anlamadan tam anlamıyla özgür bir birey olduğumuzu iddia edemeyiz. Ancak, bireylerin gelişim süreçleri de bu toplumsal bağlamdan bağımsız değildir. Örneğin, ergenlik dönemi –ki bu dönem hem biyolojik hem de toplumsal anlamda belirleyicidir–, bireylerin kimlik kazanım sürecindeki en kritik evrelerden biridir. Bu süreçte bireylerin unutkanlık gibi bilişsel ve duygusal değişimleri yaşaması, aslında…
Yorum BırakTarsi Nedir? Tıp Dünyasında Farklı Bir Bakış Konya’nın soğuk akşamlarında, bilgisayarımın ekranında bir kelime beliriyor: Tarsi. Tıp literatüründe, mühendislik ve sosyal bilimlere olan ilgimle sürekli olarak kafamda bir takım bağlantılar kurarak, bu kelimenin anlamını öğrenmek üzere derinlemesine bir araştırmaya başlıyorum. Ama bu kelimeyi sadece tıbbi açıdan ele almak yeterli olacak mı? İçimdeki mühendis bir bakış açısı sunuyor, ama içimdeki insan tarafı ise tamamen farklı bir yere gidiyor. Tarsi nedir, aslında sadece fiziksel bir tanımlamadan mı ibarettir? Tarsi Nedir? Teknik Bir Tanım İçimdeki mühendis böyle diyor: “Tarsi, anatomik bir terim olarak, ayak bileği ile parmaklar arasında yer alan ve ayak kemiklerinden…
Yorum BırakOsmanlı’da Kılıç Kuşanma Töreni Nerede Yapılır? Geçmişin izlerini sürmek, yalnızca eski olayları anlamakla kalmaz, aynı zamanda bugünün toplumsal ve kültürel yapısını da şekillendiren dinamikleri gözler önüne serer. Tarihsel bir bakış açısı, geçmişin dinamiklerini bugüne yansıtarak, kendimizi daha derinden anlamamıza yardımcı olur. Osmanlı İmparatorluğu’nun ihtişamlı geçmişinde, kılıç kuşanma töreni, sadece bir devlet geleneği değil, aynı zamanda bir toplumun kimliğini ve gücünü simgeleyen önemli bir ritüeldi. Peki, bu tören nerede yapılırdı ve ne anlama gelirdi? Kılıç Kuşanma Töreninin Anlamı ve Kökenleri Kılıç kuşanma, Osmanlı’da sadece bir askeri gelenek değil, aynı zamanda bir güç ve egemenlik göstergesiydi. Bu ritüel, padişahların tahtta kalma haklarını…
Yorum BırakKarides Yavrusunu Yer Mi? Bir Antropolojik Perspektiften Kültürlerin Çeşitliliği Üzerine Düşünceler Kültürlerin eşsiz ve bazen şaşırtıcı doğası, insan düşüncesinin ve toplumlarının derinliklerine inmeye hevesli bir keşif yolcusunu daima büyülemiştir. Bizler, dünya üzerinde var olan binlerce farklı kültürden yalnızca birer parça olsak da, her bir kültürün kendine özgü ritüelleri, sembolleri ve toplumsal yapıları, insanlık deneyimini daha anlamlı ve daha renkli kılmaktadır. Kimi zaman küçük bir ayrıntı, insanlık tarihinin büyük bir parçasını anlamamıza ışık tutabilir. Örneğin, “karides yavrusunu yer mi?” gibi basit bir soru, aslında kültürler arası farkları ve bu farkların toplumsal yapılarla nasıl iç içe geçtiğini keşfetmek için bir pencere açabilir.…
Yorum BırakHapşırma Duası: Toplumsal Normlar ve Bireysel Deneyimlerin Kesiştiği Bir Nokta Bazen, en basit eylemler bile toplumun derin yapıları ve normları hakkında önemli ipuçları verebilir. Mesela, bir hapşırık… Vücudumuzun doğal bir tepkisi olan bu an, çoğu zaman sadece bir refleks olarak algılansa da, kültürümüzdeki bazı özel alışkanlıklar ve gelenekler sayesinde, anlamını başka bir yere taşır. Birçok toplumda, hapşıran kişiye “çok yaşa” denir. Türk kültüründe ise bu kısa sözün ardından bir dua gelir: “Hapşırma duası”… Peki, bu basit gelenek aslında neyi ifade eder? Toplumsal yapılar ve bireysel etkileşimlerle nasıl bir ilişki kurar? Gelin, birlikte bu kısa ama derin anı inceleyelim. Hapşırma Duası…
Yorum Bırak